Serim DinçBy Serim Dinç|15 Minutes

Ayvalık Su Mirası Sergisi, 20 Haziran 2026’da Ayvalık Anadolu Uygarlıkları Sergisi kapsamında ziyaretçilere kapılarını açtı. Sergi, Ayvalık’ın tarih boyunca suyla kurduğu çok katmanlı ilişkiyi görünür kılmayı ve kentin su mirasını disiplinlerarası bir araştırmanın bulgularıyla kamuoyuna sunmayı amaçlıyor. Araştırma ekibinden Ela Kaçel ve Damien Dessane, bilimsel araştırmadan sergiye uzanan yolculuğu, sergi tasarımını üstlenen Ecem Ergin ise bir tasarım konusu olarak serginin nasıl biçimlendiğini anlatıyorlar.

Ela Kaçel & Damien Dessane

Kuzey Ege kıyısında bir liman kenti olmasına rağmen Ayvalık’ta yüzyıllar boyunca doğal su kaynaklarının sınırlı olması nedeniyle yerel halk, su gereksinimlerini sağlamak amacıyla hem yapı hem de kent ölçeğinde çözümler ve teknikler geliştirmişti. Özellikle konutlarda bulunan sarnıçlar, yağmur hasadı yönteminin yaklaşık yüz yıl önce Ayvalık’ta yaygın olarak kullanılan bir su toplama tekniği olduğunu bizlere göstermektedir. Sarnıçların yanı sıra kuyular, çeşmeler, ayazmalar, su yolları, kemerler, bentler ve mikro baraj çözümleri, anıtsal nitelikte kültür varlıkları olarak tarihi su kültürünün izlerini günümüze taşımaktadırlar.

Günümüzde yaşanan iklim krizi ve değişikliği, kuraklık, sel baskınları ve su kıtlığı konuları karşısında küresel ölçekte olduğu gibi Ayvalık’ta da sürdürülebilir su yönetimi konusunun yerel ölçekte ele alınması öncelik taşımaktadır. Tarihi su kültürünü oluşturan yapılardan bazıları bugün görünmez hâle gelmiş veya bir kısmı işlevini yitirmiş olsa da bu yapıların kent belleğinde taşıdıkları kültürel değer ve yerel bilgi, geçmişin sürdürülebilir çözümlerini günümüz sorunlarına uyarlamak için kamu ve yerel yönetimden sivil topluma, endüstriyel zeytin üreticiliğinden turizm işletmelerine, bilim insanlarından hane halklarına toplumun tüm aktörlerine rehberlik etmektedir.

Tarihi su yapılarının yanı sıra Ayvalık’ta yerel halkın gündelik yaşamda su ile kurduğu bağ, bazı hikayelerde, çeşme ve kuyulara verilen isimlerde karşımıza çıkar. Ayvalık’ta, örneğin Belediye Çeşmesi’nin suyu ile en lezzetli, tavşan kanı kıvamında demli bir çayın yapılacağı veya Alibey Adası’ndaki Ekşi Su Çeşmesi’nden içilen bir yudum şifalı suyun eklem ağrılarına iyi geleceği bilinir. Nesilden nesile aktarılan bu bilgiler ile mineral bakımından zengin, tadı ekşi olan sular güvenle içilmiştir. Ayvalık halkı için su kültürü, yerel bilgi ve anlatılarda yaşayan bir varlıktır.

1950’lerde şebeke suyunun sağlanmasından sonra tarihi çeşmeler, su kemerleri, mikro barajlar, sarnıçlar ve kuyular, gündelik yaşamın bir parçası olmaya ve yerel halkın su gereksinimlerini karşılamaya devam etti ve günümüzde de kısmen devam etmektedir. Ayvalık’ta su mirası ve su yönetimini araştırırken özellikle şu soruların peşinden gittik. Geleneksel yöntemlerin sürekliliği nasıl sağlandı? Düzenli bir su tedariki olmadan insanlar yaşamayı nasıl başardılar? Suyun temini ve dağıtımı için hangi teknik çözümler kullanıldı ve bunlar zaman içinde nasıl değişti?

Görsel 1. Ayvalık çeşmeleri panoramik fotoğraf serisi, 2021-2025, Yücel Kurşun.

Araştırmanın başında bizi bu konuda çalışmaya teşvik eden iki önemli girişimle karşılaştık. Fotoğrafçı Yücel Kurşun, 2021 yılından itibaren Ayvalık’ta sokak çeşmelerini panoramik fotoğraf ile belgeleyerek bu konuda önemli bir görsel arşiv oluşmaya başlamıştı. 2023 yılında ise British International Research Institutes (BIRI), Sustainable Water Management: Learning from the Past to Inform the Future başlıklı uluslararası bir sempozyum çağrısı yaparak geçmişten günümüze su yönetiminin sürekliliğine vurgu yapmıştı. Sürdürülebilir su yönetimi konusunda Ayvalık’ın sahip olduğu potansiyel, kültürel değer ve bilgi kaynaklarını daha yakından tanımak, araştırmak ve bunları uluslararası platformlara taşıyarak görünür kılmak amacıyla disiplinlerarası bir ekip olarak incelemeye başladık.

Araştırma ekibimizde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ela Kaçel ile araştırmacılar Damien Dessane, Apostolos Makaratzis ve Yücel Kurşun yer aldı. 2023-2025 yılları arasında Ayvalık’ta yürüttüğümüz araştırma ve saha çalışmalarında su mirasını oluşturan öğeler haritacı Apostolos Makaratzis tarafından Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) teknolojileri ile kaydedilirken, fotoğrafçı Yücel Kurşun tarafından fotoğraf ve video ile yeniden belgelendi. Saha çalışmaları, arşiv belgeleri, tarihî haritalar ve sözlü tarih anlatılarını bir araya getiren araştırmamız ile Ayvalık’ın çeşmeleri, ayazmaları, kuyuları, su yolları ve diğer tarihî su yapılarını çok yönlü bir bakışla ele almayı amaçladık.

Görsel 2. 1:6000 ölçekli Ayvalık haritası ve tarihi çeşmeler, 2024, Apostolos Makaratzis, Azimuth Maps.
Görsel 3. Otto Welsch’in 1916’da belgelediği Yedi Kuyular bölgesinde alan çalışması, 2024 (Üst soldaki fotoğraf, Bavyera Merkez Devlet Arşivleri’nden alınmıştır. Tüm diğer fotoğraflar Yücel Kurşun)

Ayvalık’ta tarihi ve anıtsal çeşmelerin tipolojik özelliklerini içeren ayrıntılı bir envanterin oluşturulduğu bu çalışmada, literatür taraması, sözlü tarih, saha araştırmaları ve haritalama yöntemleri bir araya getirildi. Topografik haritalama ve GIS teknolojileri, su anıtlarının konumlarını ve özelliklerini belgelemek için kullanıldı. Ayrıca, araştırmada toplanan tüm verileri ve bulguları kamuoyu ile paylaşmak ve bunları erişilebilir hale getirmek için etkileşimli bir web haritası tasarladık. Bu haritada yer alan 2, 10 ve 13 no.lu çeşmeler için Makaratzis tarafından fotogrametrik 3 boyutlu modellemeler yapılmıştır. Bu modelleme yöntemini kullanarak kısmen yıkıma uğrayan tarihi çeşmeleri restorasyon öncesinde belgelemek ve restitüsyon projelerini hazırlamak mümkün olacaktır.

Görsel 4. Ayvalık tarihi çeşmelerinin envanter bilgilerini ve görsellerini içeren etkileşimli web haritası, 2026, Apostolos Makaratzis, Azimuth Maps.

Water Heritage of Ayvalık: Understanding Sustainable Solutions of the Past başlıklı araştırmamızın ilk sonuçlarını 15-16 Mart 2024 tarihlerinde Londra’da British Academy’de düzenlenen uluslararası sempozyumda sunduk. Sunumun ardından saha araştırmalarına devam ederek son bulguları topladık, analiz ettik ve haritalamaları tamamladık. Sempozyumun ardından sürdürebilir su yönetimi konusunda British Academy tarafından hazırlanan kitapta yer almak üzere araştırmamızı yayın haline getirdik.

Araştırmamızın en önemli amacı, geçmişten günümüze Ayvalık su mirasının ve sürdürülebilir su yönetiminin izlerini sürerek kamuoyunda bir farkındalık yaratmak ve geçmişteki sürdürülebilir çözümlerden öğrenerek bunların günümüze uyarlanmasını sağlamaktı. Araştırma sonuçlarını bilimsel toplantılarda sunmanın ve akademik mecralarda yayımlamanın yanı sıra hem yerel paydaşlar ile hem de kamuoyu ile paylaşmayı önemsedik. Yerel paydaşlardan Ayvalık Ayazması Derneği ve şu anda Ayvalık Endüstriyel Peyzajı’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giriş sürecini yürüten ve adaylık başvurusunu hazırlayan Ayvalık Alan Başkanlığı ile yaptığımız iş birliği sonucunda Ayvalık Anadolu Uygarlıkları Sergisi kapsamında geçici bir sergi hazırladık. Araştırmanın çıktıları olan haritalar, tarihi fotoğraflar, çizimler ve belgelerin yanı sıra, sergide Yücel Kurşun’un 2021 yılından itibaren belgelediği tarihi çeşmelerin güncel fotoğrafları yer alıyor. Ayrıca Kurşun’un hazırladığı Sessiz Akış adlı kısa belgesel film sergide izleyici ile buluşuyor. Film, Ayvalık’ta yerelde suyla kurulan ilişkiyi tarihsel ve güncel örnekleriyle sunarken araştırmamızın saha çalışmaları sırasında yapılan video kayıtlarını ve mülakatları içeriyor.

Görsel 7. Sessiz Akış (Silent Flow), Belgesel kısa film, 2026, Yücel Kurşun.

Ayvalık Su Mirası Sergisi, Ayvalık Ayazması Derneği’nin değerli girişimiyle ve Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Alan Başkanlığı ve British Institute at Ankara (BIAA)’nın destekleriyle hayata geçirildi. Akademik araştırmayı erişilebilir bir anlatıya dönüştüren sergide ziyaretçileri gündelik yaşamda ve kent belleğinde yer alan su yapılarını birer kültür varlığı olarak anlamaya, öğrenmeye ve birlikte korumaya davet ediyoruz. Geleneksel su yönetiminin nasıl yapıldığını anlamak ve geçmişin çözümlerini bugüne yeniden uyarlamak, dirençli bir gelecek için en temel ve öncelikli adımlardır. Tarihi su yapılarının korunması ve işler hale getirilmesi ile sürdürülebilir çözümler yapı/sokak/mahalle ölçeğinde yeniden uygulanabilir ve yerel halkın katılımı ile su kültürünün kent belleğinde sürekliliği sağlanabilir. Sahip olduğu tarihi endüstriyel peyzaj ile UNESCO Dünya Mirası adaylığını hedefleyen Ayvalık, bugün iklim değişikliği nedeniyle kaçınılmaz hale gelen suya duyarlı kent anlayışını geçmişten günümüze taşıdığı kültürel değerler, yerel bilgi ve teknikler ile biraraya getirdiği takdirde su mirasını gelecek kuşaklara aktaracak ve böylece sürdürülebilir su yönetiminde küresel ölçekte bir modele dönüşecektir.

Ecem Ergin

Ayvalık Su Mirası, Ayvalık Anadolu Uygarlıkları Sergisi’nin geçici sergileme alanında üç duvardan oluşan tek bir hacimde ve bir video/projeksiyon odasında sergilenmektedir. Ziyaretçinin neredeyse yer değiştirmeden bütün duvarları görebildiği bir mekânda yer alması, doğrusal bir anlatı yerine daha döngüsel bir kurgu oluşturmama imkân verdi. Haritanın bulunduğu duvarı bir tür çapa olarak tahayyül ettim. Harita bütün sisteme dair anlık bir bakış sunarken, diğer duvarlar bu anlatının daha ayrıntılı bölümleri gibi düşünüldü. Dolayısıyla sergi tasarımı, ziyaretçinin diğer iki duvarda bulunan ayrıntılı anlatılara gidip yeni bir şey öğrendikten sonra tekrar haritaya dönmesini ve farklı su çözümlerini burada yan yana görerek edindiği bilgileri bir araya getirmesini mümkün kılar.

Görsel 8 ve 9. Serginin ana mekanından görünüm ve harita duvarından detay, Miray Kaya.

Tasarım sürecindeki en zorlayıcı konulardan biri, çok farklı kaynaklardan gelen çizim ve görsel malzemelerin ortak bir görsel dil içinde yeniden üretilmesi idi. Farklı su çözümleri için tasarladığım simgeleri, Ayvalık Ayazması’nı anlatmak için kullandığım çizimi ve haritanın kendisini benzer bir çizgi dili ve ayrıntı düzeyinde ele aldım. Bu ortaklık hem serginin görsel bütünlüğünü güçlendirdi, hem de görsel dilin sürekli değişerek anlatının önüne geçmesini engelledi. Benzer şekilde, çeşme fotoğraflarında çeşmelerin kendileri görüntüden ayrıldı ve arka plan siyah beyaza dönüştürüldü. Böylece görselin anlatı açısından ikincil kısımlarının gereğinden fazla dikkat çekmesi engellendi ve ön plana çıkarılmak istenilen unsurlar daha kolay fark edilir hale geldi. Tasarımın bu anlamda sakinleşmesi ve geri çekilmesi, araştırmanın ana anlatısının daha rahat takip edilebilmesi açısından öne çıkan bir yaklaşım oldu.

Görsel 10. Ayvalık su mirasını oluşturan tarihi su çözümlerinin sergilendiği duvar, Ecem Ergin.

Hangi bilginin sergiye taşınacağı konusu, tasarım kararlarının alınmasında belirleyici oldu. Uzman olmayan geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı amaçlayan bir sergide, ziyaretçinin her bir bilgiyle geçireceği sürenin birkaç dakika ile sınırlı olduğu göz önüne alındı. Araştırmanın sonuçlarının ve ayrıntılarının yer aldığı akademik yayın hazırlandığı için sergi bu yayının duvara taşınmış bir özeti olarak değil, araştırmaya açılan bir giriş noktası olarak ele alındı. Su mirasına ilişkin ana anlatı öne çıkartılarak bazı ayrıntılar bilinçli olarak geride bırakıldı. Ziyaretçinin öncelikle konu ile bir bağ kurması ve konuyu merak etmesi, daha fazlasını öğrenmek istediğinde ise diğer mecralar, yayın ve etkileşimli harita üzerinden araştırmanın ayrıntılarına ulaşabilmesi hedeflendi.

Görsel 11 ve 12. Miray Kaya’nın sergi ziyaretçileri için tasarladığı kartpostalla, Miray Kaya.

Ayvalık kentsel sit alanında yer alan 43 tarihi çeşmenin her birinin tipolojik özelliklerini, fotoğraflarını, envanter ve tescil bilgilerini içeren etkileşimli haritaya aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://actus.great-site.net/Ayvalik/fountains/map.php


Referanslar.

Bayraktar, B. (2014), Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Ayvalık Tarihi (Ankara, Atatürk Araştırma Merkezi).

Doyduk, S., Çetin, M., & Uçar, H. (2023), ‘Ayvalık Ağları; Kentsel Yapılar, Yaşam ve Su’, in Şahin Güçhan, N. (ed), Ayvalık Kent Tarihi Çalışmaları (Balıkesir, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi), 153–61.

Fountoulis, I. M. (2024), The Agiasma of Ayvalık Holy Water Sanctuary: Panagia Phaneromeni of Kydonies (Translated by Damien Dessane, Stratos Georgiades, & Stratis Anagnostou; İstanbul, The Agiasma Association & Birzamanlar Yayıncılık).

Karamplias, I. (1949-1950), Istoria ton Kydonion: Apo tis Idryseos ton Mechri tis Apokatastaseos ton Prosfygon eis to Eleftheron Ellinikon Kratos (Volumes I & II; Athens, Typografeion Ger. S. Christou & Yios).

Makaratzis A., Kacel E., Dessane D., Kurşun Y. Forthcoming. "Water Heritage of Ayvalık: Understanding Sustainable Solutions of the Past" in Sustainable Water Management through Time: Learning from the Past to Inform the Future with Case Studies from the Mediterranean, West and South Asia, and Africa, ed. L. Vandeput, M. Crapper, J. Crow, S. Kay and P. Lane. (London, British Academy).

Psarros, D. (2017), To Aivali kai i Mikrasiatiki Aiolida (Athens, MIET).


Doç. Dr. Ela Kaçel, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde akademisyen, mimar ve mimarlık tarihçisidir. Yıldız Teknik Üniversitesi (İstanbul) ve Architectural Association’da (Londra) mimarlık lisans ve yüksek lisans eğitimlerini tamamlayarak 2009’da Cornell Üniversitesi’nden (Ithaca, NY) Mimarlık Tarihi alanında doktora derecesini almıştır. Araştırmaları, savaş sonrası modern mimari, fotoğraf, kent ve görsellik, göç ve hafıza peyzajları üzerine odaklanmaktadır.

Damien Dessane, 2003 yılında Wageningen Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. 2016 yılından bu yana Ayvalık ve çevresinin kent tarihi ve kültürü üzerine araştırmalar yapmaktadır. 2018’de Ayvalık Alan Başkanlığı ile birlikte Kültür Rotası projesini başlatmıştır. Ayvalık Kydonia Akademisi ve Ayvalık Ayazması’nın kültürel tarihi üzerine yayınlar yapmış; Cumhuriyet Okulu’nun tarihi üzerine mimar Haluk Aysu ile birlikte bir sergi düzenlemiştir.

Dr. Öğr. Üyesi Ecem Ergin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nde akademisyen, mimar ve tasarımcıdır. Doktorasını UCL Bartlett School of Architecture'da, yüksek lisansını Pratt Institute'da tamamlamıştır. Çalışmaları mimari temsil, dijital medya ve yeni teknolojilerin mekânı algılama ve anlatma biçimlerimiz üzerindeki etkilerine odaklanır.